Cuma, Mart 28, 2008

Perşembe, Şubat 28, 2008

Türk Oscar'larından Bir Demet

En iyi kadın oyuncu: Sevgi Erenerol (Kilisedeki Devlet)

Gerçekten bu ödülü sonuna kadar hak eden bir oyunculuk çıkardı. Laik bir Türk kadını olarak Halkla İlişkiler azizesi rolüyle bir ömür aile kilisesinde istavroz çıkartıp Türklerin Hıristiyanlaşmaması için İsa’dan yardım diledi.

BAĞLANTI

Salı, Ocak 01, 2008

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Sevgiyle, sevinçle, esenlikle, sabırla, şefkatle, iyilikle, bağlılıkla, yumuşak huylulukla ve özdenetimle dolu bir yıl dilerim

Çarşamba, Aralık 26, 2007

Noktaları Geriye Dönük Birlestirmek


[15]Babalarının ölümünden sonra Yusuf'un kardeşleri, "BelkiYusuf bize kin besliyordur" dediler, "Ya ona yaptığımız kötülüğe karşılık bizden öç almaya kalkarsa?"[16-17]Böylece Yusuf'a haber gönderdiler: "Babamız ölmeden önce Yusuf'a şöyle deyin diye buyurmuştu: 'Kardeşlerin sana kötülük yaptılar, lütfen onların suçunu, günahını bağışla.' Ne olur şimdi günahımızı bağışla. Biz babanın Tanrısı'nın kullarıyız." Yusuf bu haberi alınca ağladı.[18]Bunun üzerine kardeşleri gidip onun önünde yere kapanarak,"Senin köleniz" dediler.[19] Yusuf, "Korkmayın" dedi, "Ben Tanrı mıyım?[20] Siz bana kötülük düşündünüz, ama Tanrı bugün olduğu gibi birçok halkın yaşamını korumak için o kötülüğü iyiliğe çevirdi.[21]Korkmanıza gerek yok, size de çocuklarınıza da bakacağım."Yüreklerine dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi.
(Yaratılış 50:15-21)

''Üçüncü Dersim : Ölüm Hakkında''


[10] Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor, Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak; En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor, Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz.[11] Kim bilir gazabının gücünü? Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür.[12] Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki, Bilgelik kazanalım.
(Mezmur 90:10-12)

Pazartesi, Aralık 24, 2007

Ercan Akyol'un 16 Aralık 2007'de Milliyet'te yayınlanan karikatürü...

Perşembe, Nisan 26, 2007

(ı)kınıyorum o halde varım

Zıya Meral dan 25 Nisan tarihli anlamlı BİR YAZI

Çarşamba, Nisan 25, 2007

Misyoner


İntikam Değil Sevgi Ateşiyle Yanmak


"İsa Mesih’in şu sözleri içimizde yaşasın; “ 'Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin' dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. Öyle ki, göklerdeki Babanız'ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır.Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? (İncil Mat.5: 43,46) Bunun için insanların sevgiyi bilmeleri, öğrenmeleri ve insanlara anlatmaları önemlidir ama sevgiyi yaşamıyla göstermek zordur. Bu zoru başarmak gerekir. "

Cumartesi, Nisan 21, 2007

Yozlaşanlara ölüm!

"Yozlaşanlara ölüm!
Türker Alkan
21/04/2007 (1588 kişi okudu)

Gazetede iki haber yan yana. Birisi Malatya'da öldürülen Uğur Yüksel'in uğradığı işkenceyi anlatıyor: Kalçası, testisleri, beli ve sırtı onlarca bıçak darbesiyle doğranmış. Elinin parmakları uzunlamasına ve kemiğe kadar defalarca kesilmiş. Boğazında uzun bir yara var. Yemek ve soluk borusu kesilmiş.

Yani katillerin amacı salt öldürmek de değil. İşkence yapmak istemişler. 'Ne kadar acı verirsek o kadar kâr!' İkinci haber: Öldürülenlerden Necati Aydın'ın eşi Şemsa hanım konuşuyor:

'Eşimi ve arkadaşlarını öldürenlerin hiçbirine kızgın değilim! Rabbim onları yaptıklarından dolayı bağışlasın!'

Öyle bir durumda, böyle bir cinayeti insanın bütün kalbiyle bağışlaması mümkün müdür, bilemem. Allah göstermesin, insan başına gelmedikçe bilemez.

Fakat acılı kadının bu sözleri söyleyebilmesi bile bir ruh yüceliğini yansıtıyor. Hrant Dink'in cenazesinde eşinin söylediklerini anımsatan bir tavır. Din insanlarda manevi ve ahlaki bir yücelme sağlayacaksa, böyle zamanlarda, böyle tavırlarda görmeliyiz o yüceliği. "

(Devamı İçin)

Pazartesi, Şubat 19, 2007

Henri Barkey ile Türkiye'nin K.Irak Politikası Üzerine Bir Söyleşi

Türkiye doğumlu Henri Barkey Amerikan hükümeti için Orta Doğu analizleri yapan bir uluslararası ilişkiler profesörü olarak Radikal gazetesinde yapmış olduğu söyleşisinde şunları söylüyor :


    • Türkiye'nin hamisi olduğu bir Kürt oluşumu hem Türkiye'deki tansiyonu düşürür, hem Türkiye için laik bir tampon bölge olur, hem de Türkiye'ye büyük bir ekonomik kazanç sağlar.(...)Kuzey Irak'ın Türkiye'ye ihtiyacı var.(...)Çünkü Kürtler laik.


      Laik Türkiye : Ama şu var ki orada bulunan "Kürt oluşumu" bir Türk "oluşumu" değil bir ABD "oluşumudur". Kürtler başta olmak üzere, bölgede bulunan her ülke de bunun farkında. Türkiye Kuzey Irak'ın hamisi olabilmesi için ABD'nin bir kenara çekilmesi lazım. Böyle bir durum ne Kürtler tarafından ne de ABD'nın tarafından pek mümkün görünmüyor. Bir de Amerika o kadar petrol'u sahipsiz bırakır gider mi ? Dolaysıyla bu strateji biraz hayali ve iyimser gözüküyor.
    • Bir de Kürtlerin "laik bir tampon bölge" olması ancak Türkiye'de laikliği üstün bir değer olarak gören bir hükümet için geçerli ama AKP hükümeti için geçerli değil. Türkiye'de laikliği ciddiye alan tek kurum Ordu'dur. Ordu da nedense Kürtlerın "laikliği"nden pek bir etkilendiği söylenemez. Ordu daha ziyade Kürtlerin Türk toprakları üzerindeki emellerinden tedirgin.


      "Kürtler Batı'ya bakıyor, Avrupa'yla ilişki kurmak istiyorlar. İran, Suriye ve Suudi Arabistan'la ya da Irak'taki Sünnistan ve Şiistan'la Avrupa'ya açılacak halleri yok. Bunu ancak Türkiye onlara sağlayabilir. Kürtler Türkiye'yle ekonomik bağlar artsın diye bilerek bir politika izlediler ve Türkiye'deki Türk kökenli işadamlarına mümkün olduğu kadar çok iş teklif ettiler. Hatta Kürt kökenli işadamları işler Türk kökenlilere veriliyor diye şikâyetçi oldular.


      Laik Türkiye : Kürtler ekonomik gelişme için yatırım yapmak isteyebilirler ama Orta Doğu'da şu günlerde bir Sunni*Şii cephelenmesine gidiliyor. Asıl hikaye bu. İsrail de bunu kendi çıkarlarına uygun olduğu için körüklemek peşinde. Bunu açık acık yapıyor. Bunun sonu savaştır. Savaş çıkarsa da Kuzey Irak'ta bir Kürdistan'ı yaşatack oksijen kalmaz artık.

      "Cumhurbaşkanı'nız Talabani'yi Kürt olduğu için Türkiye'ye davet etmiyor ama Talabani'nin Irak Cumhurbaşkanı olması Türkiye için büyük bir şanstır. Talabani Kuzey Irak'ta bir güçtür. Kürtler psikolojik olarak Irak'tan çoktan ayrılmış olsalar da, Talabani onları hâlâ Bağdat'a bağlıyor ve Türkiye'nin istediği Irak'ın bütünlüğünü bir şekilde koruyor.
    • Laik Türkiye : "Irak'ın bütünlüğünü koruyor" ama niçin koruyor ? Irak'ın bütünlüğüne inandığı için mi koruyor ? ABD şimdi baskı yaptığı için koruyor belki. Belki Suriye ve İran'dan da çekindiği için koruyor. Bunun dışında Irak'ın bütünlüğünü koruması için başka bir motivasyonu var mı ? Türkiye buna güvenebilir mi ?

      "Önümüzdeki günlerde Dışişleri Bakanı Gül Washington'a gidiyor. Onun ardından Türk Genelkurmay Başkanı Büyükanıt gidiyor. PKK ve Kerkük konuşulacak. Abdullah Gül'ün yerinde olsaydım ilk mevzuum bu olmazdı. Irak'ın bütünlüğü için ne yapabiliriz diye konuşurdum önce. Ortamı hemen germenin manası yok. Amerikalılar şimdi 'bunlar gelecekler bizi PKK ve Kerkük konusunda dövecekler' diye bekliyorlar."
    • Laik Türkiye : "Irak'ın bütünlüğü" artık hayal. Ciddi ciddi konuşmanın hiçbir anlamı bile kalmadı.